Gebelik Şikayetleri | Bebeğimden Sonra

Gebelik Şikayetleri

Hamilelikte Sık Görülen Şikayetler

gebelik-sikayetleriHamileliğin başlangıcından itibaren anne vücudunda çeşitli anatomik, hormonal, fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Anne vücudunun şekli değişir, kilosu artar, artan hormonlara bağlı bazı eklemlerde gevşemeler meydana gelir. Bu kadar çok değişikliğin karşılığında kaçınılmaz olarak çeşitli şikayetler, rahatsızlıklar meydana gelir. Bunların çoğu hamilelikte zaten “beklenen” şikayetlerdir ve bir problem olduğunu düşündürmez, çünkü hemen hemen her hamile bayanda rastlanan şikayetlerdir. Örneğin bulantı, kusma, bel ağrısı, kasık ağrısı, bacak krampları, ellerde uyuşma, halsizlik, karın çatlakları, uyku hali, gece uyuyamama, sık idrara çıkma, akıntı, yüzde lekelenmeler, ağza mideden acı su gelmesi gibi şikayetlerdir. Bu şikayetlerin de çoğunda tedavi ile rahatlama sağlanır.

Hebelikte bunların dışında bir de  “beklenmeyen” ve bir problem olabileceğini düşündüren şikayetler vardır. Bunlar kanama, bayılma, şiddetli baş ağrısı, parça düşürme, şiddetli nefes darlığı, nöbet geçirme, doğum zamanından çok önce su gelmesi, bebeğin hareket etmemesi, yüksek ateş… gibi devameden şikayetlerdir.

Bu şikayetleri genel olarak beklenen ve beklenmeyen şikayetler şeklinde ikiye ayırabiliriz. Ancak her zaman böyle olmayabilir, yani önemsiz gibi görülen bir şikayetin arkasında önemli problemler olabilir. Bu nedenle hamilelikte şikayetlerinizi önemli-önemsiz demeden her zaman doktorunuza iletmelisiniz.

hamilelikte-karsilasilan-durum

 

Kabızlık ve tuvalete çıkamama:

Hamilelikte kabızlık sık görülen bir belirtidir. Gebelik hormonları tüm düz kaslarda olduğu gibi sindirim sisteminin düz kaslarında da gevşemeye neden olurlar. Bu gevşeme bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına neden olur. Ayrıca gebeliğin son dönemlerine doğru iyice büyümüş olan rahmin rektuma(kalın bağırsağın son kısmı) baskı yapması da kabızlık gelişmesini kolaylaştırıcı bir etkendir.

Kabızlıktan yakınıyorsanız hemen ilaç tedavisine başlamadan önce yapabileceğiniz bazı şeyler vardır:
Günde en az iki litre sıvı almalısınız, sebze ve meyve, yulaf ezmesi gibi lifli besinleri daha fazla ve hergün tüketmeli ve doktorunuzun önerdiği ölçüde düzenli egzersiz yapmanız faydalı olacaktır. Tuvalete çıkma ihtiyacınız geldiğinde bunu ertelememelisiniz.Sabah kahvaltısından önce içilen bir bardak ılık suyun da faydası olacaktır.

Hemoroid (basur):

Hamilelikte büyüyen rahmin toplardamarlara yaptığı baskı rektum (kalın bağırsağın son kısmı) toplardamarlarının daha belirgin hale gelmesine ve daha ileri aşamalarda anüs (makat) bölgesinde hemoroid (basur) adı verilen şişliklerin oluşmasına sebep olabilir. Daha önceden hiçbir şekilde hemoroidi olmayan bir anne adayında gebeliğin ilerleyen günlerinde bu durum ortaya çıkabilir. Önceden hemoroidi olan anne adaylarında durum gebelikte ilerleyebilir. Özellikle kronik kabızlık ve zorlu dışkılama hemoroidlerde ağrı ya da kanamaya neden açabilir.

Kabızlığı önlemek için alınan önlemler hemoroidlere bağlı şikayetlerinizin azalmasına neden olacaktır. Hemoroidler şiddetli ağrı ve/veya kanama yaptıklarında mutlaka doktor değerlendirmesi gerekir.

Aşerme (Pika)

Aşerme; gebeliğin normal bir belirtisi olarak kabul edilir. Ancak ileri durumlarda normal gıda maddeleri dışındaki maddelerin de aşerilmesi görülebilir. Bu maddeler kiremit tozu, kil, toprak gibi maddeler. Bazı durumlarda ise aşırı miktarlarda tuz, limontuzu, buz parçaları, un, nişasta, kabartma tozu gibi gıda maddeleri de aşerilebilir.

Bir gıdayı aşırı miktarlarda yeme ihtiyacı hissediyorsanız ya da gıda maddesi olmayan bir şeyi yemek isteği duyuyorsanız durumu doktorunuza bildiriniz. Aşerme bazı durumlarda kansızlık ya da beslenme bozukluğu habercisi olabilir (toprak yeme durumunda olduğu gibi).

Aşırı tükrük Salgısı (hipersalivasyon):

Hamilelikte bazı anne adaylarında hormonların etkisine bağlı olarak rahatsız edici boyutlarda tükrük salgısı oluşabilir. Bazı anne adayları günde birkaç litreye varabilen tükrük salgılayabilmektedir. Bu aşırı tükrük salgısı gebelikte normaldışı bir duruma işaret etmez.
Bu aşırı tükrük salgısı aldığınız nişastalı gıdaların tükrük bezlerini uyarıcı etkisinden de kaynaklanıyor olabilir. Bu gıdaların alımını kesmeniz şikayetlerin geçmesine faydalı olur. İleri durumlarda tükrük salgısını azaltmak amacıyla doktor önerisiyle çeşitli ilaçların (antihistaminikler) kullanılması mümkündür.

Bulantı ve Kusma (hiperemezis):

Hamileliğin erken dönemlerinde gebelik hormonlarının etkisiyle özellikle sabahları bulantı şikayetleri sıklıkla meydana gelir. Bazı durumlarda aşırı kusma söz konusu olabilir.

Bu konuda da ilaç tedavisine geçmeden önce yapabileceğiniz bazı şeyler var, bunlar: Yataktan kalkmadan önce birkaç tuzlu kraker yemek, yataktan çok yavaş kalkmak, günlük yediğiniz miktarı sabit tutarak öğün sayınızı üçten beş veya daha fazlasına çıkarmak (midenizin aşırı dolmasını engellemek için), tiksindiğiniz kokulardan uzak durmak ve yine midenizin gereksiz yere dolmasını engellemek için sıvıları yemekler arasında almak gibi önlemler mutlaka faydalı olacaktır. Bilinmesi gereken en önemli nokta, sıklıkla ilk üç aylık dönemde görülen bu bulantılar ve kusmalar neticesinde yeterli gıda alımı olamasa bile, bebeğin bu durumdan zarar görme ihtimali azdır.

Akıntı

Hamilelikte östrojen salgısı önemli ölçüde artar.Daha önceden hiç akıntı şikayetiniz olmasa bile gebelikte günlük ped kullanacak şiddette koyu kıvamlı ve açık renkli vajinal akıntı olabilir. Akıntınız beyaz renkli ya da renksiz ise, kötü koku içermiyorsa, beraberinde kaşıntı, idrar yaparken yanma ve ağrı gibi belirtiler yoksa bu büyük olasılıkla yani normal bir akıntıdır.
Normal olmayan akıntıların nedeni vajinit ya da diğer genital sistem enfeksiyonları olabileceği gibi, özellikle ileri gebelik haftalarında sizin akıntı sandığınız sıvı erken membran rüptürü (suların erken gelmesi) neticesinde boşalmaya devam eden amniyos sıvısı da olabilir!

Kötü kokulu, sarı-kahverengi-kanlı-kırmızı-yeşil gibi rengi olan bir akıntınız varsa, akıntınız “su gibiyse (bacaklara kadar giden bir akıntının basit bir nedene bağlı olma olasılığı çok düşüktür)”, ek şikayetleriniz varsa mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.

Mide Yanması

Mide asidinin mideden yemek borusuna geçmesi ve burayı tahriş etmesiyle oluşur. Gebeliğe bağlı genel düz kas gevşemesinin mide-yemek borusu arasındaki kapağı zayıflatması temel nedendir. Özellikle gebeliğin son dönemlerinde büyüyen rahimin mideye baskı yapması da yakınmaları artırır. Yatar durumda şikayetler daha belirgin hale gelir.

İlaç tedavisine geçmeden önce sizin yapabilecekleriniz, midenizi fazla doldurmamaya özen göstermek, baharatlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durmak, yemekten sonra en az bir saat uzanmamak ve yatar konumdayken başınızı ve göğüs kafesinizi mide seviyesinden yukarıda tutmak için ek yastık kullanmaktır.

 

Yorgunluk ve Uykusuzluk

Hamileliğin ilk dört aylık döneminde anne adayları kendilerini aşırı yorgun ve uykusuz hissedebilirler. Bu durum vücudunuzun size bir uyarısıdır ve bu konuda yapılabilecek ve yapılması gereken birşey yoktur.

Vücudunuzun ihtiyaçlarına kulak verin ve bol bol dinlenin. Düzenli uyku, düzenli beslenme ve ne kadar yoğun çalışırsanız çalışın, her fırsatta istirahat etmeniz kaliteli bir gebelik dönemi geçirmek için çok önemlidir.

Baş Ağrıları

Hamileliğin erken dönemlerinde (özellikle 16. haftaya kadar olan dönemde) baş ağrılarına sık rastlanır. Bazı durumlarda bu baş ağrısı tedavi edilmemiş sinüzit ya da görme bozukluğuna bağlı olabilir, ancak çoğu durumda nedeni bulunamamaktadır. Şiddetli başağrılarının diğer belirtilerle birlikte ya da tek başına gebelik zehirlenmesi habercisi olabileceğini unutmayın.

İstirahat etmek ve açık havada yürüyüş yapmak yardımcı olabilir. Bu baş ağrıları genellikle gebeliğin ortalarına doğru kendiliğinden kaybolur.

Karın ve Kasık Ağrıları

Hamilelikte rahim hızla büyürken, rahimi yerinde tutan bağlar bu hıza hemen ayak uyduramazlar. Böylece bu bağlar rahim büyüyerek yukarı çıkarken gerilirler. İşte bu gerilme karında yerini tam olarak tarif edemediğiniz, bazen “bıçak saplanması” hissini veren ağrılara neden olabilir. Hamileliğin ileri dönemlerinde çatınızı oluşturan kemiklerin eklemlerinde doğuma hazırlığın bir parçası olarak ortaya çıkan gevşeme de belli belirsiz ağrı hissi uyandırabilir. Kabızlık da diğer bir “ağrı” nedenidir.

Yatarken sol yanınıza yatmanız, ağrı duyduğunuzda pozisyon değiştirmeniz faydalı olabilir. İleri durumlarda doktor önerisine göre ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir. Karın ağrısının bir tehlike belirtisi olduğunu unutmamalı ve bu ağrıları kendinizce bir nedene bağlamadan önce doktorunuza danışmalısınız.

Sık idrar çıkma hissi:

Büyümekte olan rahim yakın komşuluğunda bulunan idrar torbasına baskı yaparak bu organın dolma kapasitesini azaltır. Böylece idrar torbası az miktarda idrar biriktiğinde bile idrar yapma ihtiyacı uyanır. Özellikle ilk trimesterde ve son trimesterde sık idrara çıkma ihtiyacı hissedebilirsiniz.

İdrar yapma ihtiyacınızı hiç bir zaman ertelemeyin. Beraberinde idrar yaparken yanma, ağrı gibi şikayetlerinizi varsa bu durumun idrar yolu enfeksiyonu habercisi olabileceğini unutmayın ve konuyu doktorunuza iletin.

Kas Krampları

Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde bacaklarda ortaya çıkan krampların temelinde büyüyen rahmin toplardamar sisteminde yarattığı baskı ve buna bağlı gelişen dolaşım problemleri yatar. Kalsiyum ya da magnezyum nisbi (gebelikte kanın “sulanmasına” bağlı) eksikliğinin kramp oluşumunda etken olduğu bilinmektedir. Kramplar sıklıkla yatakta ortaya çıkarlar.

Çeşitli egzersizlerle, masaj, bölgesel sıcak uygulama gibi önlemlerle, dinlenmeyle, kalsiyumdan zengin dengeli beslenmeyle ve ileri durumlarda kalsiyum-magnezyum takviyeleri ile bu krampların hafiflemesi mümkündür.

Krampları çözmek için iki egzersiz önerisi:

Ellerinizi sağlam bir yere yaslayın. Kramplı olan bacağınızı dizden bükmeden, yerde kaydırabildiğiniz kadar geriye doğru kaydırın. Bu esnada diğer bacağınızı dizden bükebilirsiniz. Son aşamaya geldiğinizde (yani zorlandığınızda) bacağınızı bu pozisyonda tutabildiğiniz kadar tutun. Bu esnada gerili olan bacağınızı “yaylandırarak” hareket ettirin.

Yere uzanın. Eşinize bir elini kramplı olan bacağınızın dizine bastırmasını, diğer elini de ayak tabanınızı size doğru germesini söyleyin. Bu egzersizde ayağınız bacağınızla 90 derecelik bir açı oluşturur. Bu esnada baldırlarınızda hafif bir ağrı duymanız normaldir. Eşiniz ayağınızı yumuşak hamlelerle ileri geri hareket ettirdiğinde kramplarınızın hafifleme olasılığı yüksektir.

Şikayetlerinizin geçmemesi durumunda doktorunuzun önerisiyle kullanacağınız kalsiyum veya magnezyum içeren ilaçlar yardımcı olabilir

Gebelik Maskesi (kloazma)

Hamilelikte salgılanan hormonlar ciltte değişikliklere neden olabilirler. Yüzde, gözlerin etrafında daha belirgin olarak ortaya çıkan renk değişikliklerine kloazma adı verilir. Kloazma gebelikten sonra genellikle kaybolur.

Direkt güneş ışığına maruz kalmaktan kaçının.Bu renk değişikliklerinin şiddetini azaltmanıza yardımcı olur.

Karınlarda ve Göğüste Oluşan Çatlaklar:

Hamilelik ilerledikçe ve cilt gerildikçe oluşan çatlaklar öncelikle sizin cilt yapınızla ilgilidir, cildiniz esnekse ve çatlak oluşturmaya yatkın yapıda değilse hiçbir ürün kullanmamanıza rağmen çatlak oluşmayabilir.
Nemlendirici kremler veya badem yağı gibi doğal ürünler kullanmayı deneyebilirsiniz. Aile öyküsü ve genetik yatkınlık ya da daha önceki gebeliğinizde çatlak oluşması çatlakların ortaya çıkmasında önemlidir. Anneniz ya da kız kardeşlerinizde varsa sizde de görülme riski artar. Hamilelikte aşırı kilo alanlarda çatlaklar daha çok oluşmaktadır. Gebelik sırasında sıvı alımı az olursa cilt elastikiyeti azalacağı için çatlaklar daha çok olur, bu nedenle bol sıvı tüketilmelidir. Çatlaklar karın dışında kol ve bacakalarda da oluşabilir ve bazen kaşıntı da eşlik edebilir.

Cilt yapısı çatlamaya yatkın olmayan gebelerde ise hiçbir krem, yağ v.b kullanmamalarına rağmen çatlak oluşmamaktadır.

Doğumdan sonra çatlak bölgeleri genellikle solar ve belli olmaz hale gelir. Bazı annelerde doğumdan sonra az ve soluk şekilde çatlaklar görülmeye devam eder.

Varis:

Büyüyen rahmin ana toplardamarlara baskı yapması sonucu baskının altında kalan toplardamarların içindeki basınç artar ve bu damarlar daha belirgin hale gelirler. Özellikle ayakta uzun süre durmak zorunda olanlarda varolan varisler belirginleşebilir ya da bu varisler ilk kez gebelik döneminde ortaya çıkabilir.

Ayakta uzun süre durmaktan kaçınmak, mümkün olan her durumda istirahat etmek, doktorunuzun önerdiği egzersizleri uygulamak, otururken ya da yatarken ayaklarınızı vücudunuzdan daha yüksekte tutmak gibi önlemlerle varis gelişimini önleyebilir ya da en azından hafifletebilirsiniz. Bacaklarınızın dolaşımını daha da bozacak olan bel kısmı dar kıyafetler giymekten kaçının. Varis çoraplarını doktorunuzun önerilerine göre kullanmalısınız.

Nefes Darlığı ve Açlığı (nefes almada zorluk):

Gebeliğin son dönemlerinde rahim ve bebek karın içinde daha fazla yer kaplamaya başladığında nefes almada zorluklar yaşanabilir. Bunun nedeni, rahimin diyafragma kasına (bu kas karın boşluğunu ve göğüs kafesini birbirinden ayıran yapıdır) baskı yapması ve akciğerlerin genişlemesini engellemesidir.

Doktorunuzun size öğrettiği şekilde derin nefes egzersizlerini hergün düzenli aralıklarla uygulamalısınız. Kalabalık ve havasız, sigara içilen yerlerden kaçınılmalıdır. Kendinizi yoracak (yani oksijen ihtiyacınızı aşırı derecede artıracak) hareketlerden kaçınılmalıdır.

Bel Ağrıları

Hamilelik ilerledikçe vücudunuzun ağırlık merkezi değişir. Buna uyum sağlamak için bel omurlarınızın içbükeyliği de ilerleyici bir şekilde artar ve omurlara binen yük sabit tutulmaya çalışılır. Beli zorlayıcı hareketler, ortopedik olmayan yatakta yatılması (yatağınızın döşemesi sert olmalıdır), ağır nesneler kaldırılması, aşırı bedensel yorgunluk gibi etkenler bölgedeki kaslarda spazm oluşmasına, bağların gerilmesine ve böylece bel ağrısı oluşmasına neden olabilir.
Yüksek topuklu ayakkabılar da bel omurlarınızın değişen ağırlık merkezinize sağladığı uyumu bozarak bel ağrısı ortaya çıkmasına neden olabilir.

Belinize “iyi” davranarak, doktorunuzun önerdiği gevşeme egzersizlerini uygulayarak, dinlenmenize gereken önemi vererek bel ağrılarınızın hafiflemesini veya ortadan kalkmasını sağlayabilirsiniz. Şiddetli bel ağrılarında mutlaka doktorunuza başvurun. Korse kullanımı konusunda mutlaka doktorunuza danışın.

Ayaklarda Şişme

Hamilelik ilerledikçe hücrelerarası sahada sıvı miktarı artar ve bu da dokuların daha “şiş” hale gelmesine neden olur. Özellikle ayak bilekleri gibi rahim basısı nedeniyle oluşan dolaşım yavaşlamasından çok etkilenen bölgelerde ödem adı verilen şişlikler ortaya çıkar. Ödemli bölgeye parmakla basıldığında bu bölgenin kolayca içe göçtüğü ve bir çukurluk oluştuğu, bu çukurluğun bir süre değişmeden kaldığı gözlenir. Ödemler çalışanlarda özellikle akşam saatlerinde daha belirgindir ve istirahatle hafifler.

Ayaklardaki şişmeleri etkili bir şekilde önleyecek bir tedavi yöntemi yoktur. Eskiden uygulanan tuz kısıtlaması, idrar söktürücü ilaç kullanımı gibi öneriler artık çağdışı olarak kabul edilmektedir. Zira ayaklardaki ödem gebeliğin fizyolojik değişiklikleridirler. Ancak ellerde, yüzde ve diğer bölgelerde oluşan şişliklerin preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) habercisi olabileceğini unutmayın.

Göğüslerden Süt Gelmesi

Özellikle hamileliğin ikinci yarısından sonra göğüslerinizden süte benzeyen bir sıvı gelebilir. Prolaktin hormonu salgısına bağlı olarak üretilen ve kolostrum adı verilen bu sıvı esas süt yapımına hazırlık aşamasında üretilen bir sıvıdır. Hamilelikte göğüslerden süt gelmesi ileri inceleme ve tedavi gerektiren bir durum değildir.

Göğüslerinizden gelen sıvının süte benzemediği hissini taşırsanız bu durumu doktora iletin. Meme uçlarınızı kontrol amacıyla asla sıkmayın.

Gebelikte Uykusuzluk

Hamilelik başladığı andan itibaren hormonal değişiklikler neticesinde beyniniz size daha çok dinlenmeniz gerektiğini söyler. Kendinizi gün boyunca yorgun hisseder ve daha çok istirahat etme ve uyuma ihtiyacı hissedersiniz.

Uykusuzluğa gebeliğin normal seyrinin bir parçası olarak bakmamalı ve uyku düzeninizi sağlamak için önerilere uymalısınız.

 

ilk yorumu siz yapın

Bir Cevap Yazın